Kategoriler
Filmkeyfi

Dehşet Gecesi

Orjinal adı “Fall Down Dead” olan filmin başrollerini Dominique Swain, Mehmet Günsür, Udo Kier ve David Carradine paylaşıyorlar. ABD yapımı olan film Mehmet Günsür’ün başrolünde olması nedeniyle bizim için oldukça heyecan verici. Yurtdışında filme ilk tepkiler olumlu. Biz de 20 Temmuz’da Türkiye’de vizyona girecek olan filmi dört gözle bekliyoruz. Daha önceki filmleri ile oldukça başarılı bir çizgi yakalamış olan genç oyuncu Mehmet Günsür’ün bu film ile dünya sinemasının kapılarını aralamasını diliyoruz.

Kategoriler
Filmkeyfi

Kabadayı geliyor!

Eşkiya ve Gönül Yarası gibi Türk sinemasının unutulmazları arasına ismini yazdıran filmlerde birlikte çalışan Yavuz Turgul ile Şener Şen, Kabadayı adlı yapımla bir kez daha seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Senaryosu Yavuz Turgul’a ait filmin başrollerini Şener Şen ve Kenan İmirzalıoğlu paylaşırken, yönetmen koltuğunda Ömer Vargı’yı görüyoruz. Çekimlerine İstanbul’da Karagümrük ve Kasımpaşa semtlerinde başlanacak filmin, 2007’nin sonunda vizyona girmesi bekleniyor. Güçlü kadrosu ile hayli iddialı bir şekilde gösterime girecek yapım, bakalım sinemamızda “iz bırakanlar” arasında yer alabilecek mi?

Kategoriler
Filmkeyfi

Thundercats de beyaz perdede…

Hollywood’da yeni denenen bir tür başarılı olduğunda, hemen arkasından birçok türevi onu takip ederek işin suyunu çıkarır. Defalarca gördüğümüz bu durumda öncü olanlar daima en başarılı olanlar olmuş sonradan takip edenler ise sadece kar amacı güden yapımlar oldukları için pek de hatırlanası değillerdir.

Şimdi yeni öncülerimiz yakında vizyona girecek olan Transformers ve He-Man. İkisini de merakla bekliyoruz ve hayal kırıklığı yaratmamaları için dualar ediyoruz. Bu listeye şimdi 80lerden bir çizgi film daha katılıyor; ThunderCats! Lion-O, Jaga, Panthro, Cheetra ve Thundera gezegeninin diğer sakinleri mitolojik, fantastik ve futuristik öğeleri biraraya getirerek çocukluğumuzun unutulmazları arasına girmişti. Bu efsanenin beyaz perdeye aktarımında görev Paul Sopocy’ye düşüyor.

Kanımca, film hasılat rekorları kıramayacak, ThunderCats sözü edildiğinde heyecanlanan (ki ben onların arasındayım ama azınlık içerisinde olduğumu da biliyorum) kaç kişi var ki?

Kategoriler
Filmkeyfi

Beynelmilel bi’şey

1982 yılı, Adıyaman..Bir grup gevende (sokak çalgıcısı) askeri orkestra haline gelirse neler olur? Devrin sıkıyönetim şartları altında kısıtlı imkanlarla kurulan -ya da kurdurulan- “orkestra”, milli güvenlik konseyini karşılamak gibi önemli bir görevde bulunmak durumundadır. Çalgıcılar yeteneklidir, uzun havadan Chopin’in cenaze marşına, Lorke’den Tango müziğine kadar geniş bir repertuara sahiptirler, üstelik “sakıncalı” listedeki şarkıları çalmaktan da şiddetle kaçınmaktadırlar.Fakat repertuarlarındaki Enternasyonel Marşı, (L’internationale) sandıkları gibi sadece “beynelmilel birşey” değildir ne yazık..Gülendam ise (Özgü Namal) orkestranın “şef”i Abuzer’in (Cezmi Baskın) kızıdır ve tek istediği şey sevdiği adama yakın olmaya çalışmaktır, ancak sevdiği adam Siyasal Bilgiler öğrencisidir ve çevresindekilerden biraz “farklı” düşünmektedir. Tüm bunlar biraraya geldiğinde ortaya yasaklı, çalgılı, müzikli “trajikomik” bir hikaye çıkacaktır.

Özgü Namal’ın yine “saf köylü kızı” rolüyle (bkz. Mutluluk) başarılı bir performans sergilediği ve 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali‘nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne uzandığı Beynelmilel, kaliteli senaryosu ve oyunculuğu-Ece Temelkuran da kısa bir replikle rol almış-, ayrıntılara gizlenmiş ince mesajları -eski halkevindeki Guernica gibi!- ve akıcı sayılabilen anlatımıyla farklı bir dönem filmi olarak karşımıza çıkıyor.

Kategoriler
Filmkeyfi

Mr. Bean Tatilde!

Mimikleri ve elastik vücut hareketleriyle Mr.Bean, 10 yıllık bir aradan sonra tekrar karşımızda! Bu kez tek derdi, çekilişten kazandığı Güney Fransa tatiline, plaja ve denize ulaşmak. Girdiği her ortamı birbirine katan Bean için bu o kadar da kolay değil ama. Yol boyu elinden düşürmeyeceği kamerasıyla seyahate çıkan “kahraman”ımız, her geçtiği yerde bir belaya yol açacak, son olarak Cannes Film Festivali’ne de “damgasını vuracak”tır.

İlk filmdeki “itici”liğinden uzak, daha sevimli bir Bean var artık karşımızda bu devam filminde. Bildiği 3 yabancı kelimeyle (‘Oui’, ‘Non’ ve ‘Gracias’ -evet, bu İspanyolca!- ) Fransa’da derdini dile getirmesi epey zor olacaktır. Gerçi aklı fikri plajda olan Bean, insanlarla iletişim kurmaya çok da hevesli biri değil zaten bildiğimiz gibi.

Yarattığı Bean karakteriyle Rowan Atkinson, bizleri sırf hareketleriyle ve mimikleriyle eğlendirirken, “güldürürken düşündürmek” gibi klişe bir kaygıdan uzak, hoş vakit geçirtiyor bizlere. 90 dakikalık süresiyle Mr. BEAN TATİLDE, yorulmadan izleyebileceğiniz tarzda bir film. Sıkıntıya birebir…

Kategoriler
Filmkeyfi

Sanat ve Eğlencenin En Büyük Sokak Şöleni

02 – 17 Haziran tarihleri arasında, tam 16 gün boyunca karnaval havası esecek Beyoğlu Fransız Sokağında. Daha önceki yıllarda da çeşitli festivallerle adını duyuran Türkiye’nin ilk temalı sokak projesi Fransız Sokağı, bu yaz da, başta kısa film yarışması ve gösterimleri olmak üzere birçok etkinliğe evsahipliği yapacak. 2-17 Haziran arası hergün, gündüz kapalı salonda, akşam açık alanda yarışmaya katılan tüm filmler gösterilecek. Ödül töreni ve kokteyl ise 17 Haziran Pazar akşamı..Ayrıca Ediz Hun’dan Osman Sınav’a, Pelin Batu’dan Halit Akçatepe’ye birçok ünlü ismin katılımıyla sinema üzerine söyleşiler de yapılacak.

Bu sene KISA FİLMLER SOKAK ŞÖLENİ ismiyle düzenlenecek festivalin gece ve gündüze yayılan etkinliklerinde resim sergileri, ressamların canlı performansları, sokak defileleri, el sanatları atölyeleri, dans gösterileri ve konserler de mevcut. Fransız Sokağı, tüm canlılığı ve coşkusuyla ziyaretçilerini bekliyor. Ayrıntılar için:

Kısa Filmler Sokak Şöleni ’07

Kategoriler
Filmkeyfi

Kızım Olmadan Asla

Betty Mahmudi’nin yaşanmış bir olayı kaleme aldığı aynı isimli kitabından (Varlık Yayınları) beyazperdeye aktarılan KIZIM OLMADAN ASLA, bir annenin kızı uğruna katlanabileceği sıkıntıları konu alıyor.

Betty, Amerika’da uzun yıllar yaşamış bir doktor olan Mudi ile evleniyor ve Mehtap adında bir kızları oluyor. Humeyni rejimiyle birlikte değişen İran’ı görmek isteyen Mudi, orada güvende olacakları, istedikleri zaman da geri dönebilecekleri vaadiyle Betty’yi ikna ediyor ve kızlarını da alarak beraber Tahran’ın yolunu tutuyorlar. Fakat oraya vardıklarında işler bambaşka bir hal alıyor. Geniş ve tutucu bir ailesi olan Mudi, kısa zamanda onların hayat tarzına boyun eğmek zorunda kalıyor ve karısına ve kızına karşı davranışları değişiyor, eski uysal halinden eser kalmıyor. Üstelik -yine ailenin baskısıyla- Tahran’a yerleşmek isteyip, Mehtap’ı da kendi usüllerince giydirmeye ve eğitim vermeye başlayınca Betty için kaçmaktan başka çare kalmıyor. Ne var ki, İran kanunlarına göre yanında kocası olmadan kızıyla birlikte kaçması mümkün olmadığından, gizli ve tehlikeli bir kaçış serüveni başlıyor genç kadın için. Kızını kucakladığı gibi yollara düşen Betty, türlü badireler atlatarak geçen zor günlerin ardından Suriye üzerinden Türkiye’ye giriş yaparak başarıyla tamamlıyor yolculuğunu. Ne de olsa burası “küçük Amerika”, değil mi!..

Filmin final sahnesi hayli ilginç: Türkiye’ye salimen varan anne kızın Amerikan bayrağının dalgalandığı konsolosluk binasına doğru bir yürüyüşleri var ki, sanırsınız cennetin kapısındalar. Niyeti -her zamanki gibi- “üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek” olan Hollywood, bizi, İranlıların “öcü” olduğuna ikna etmek için çok çabalamış gene. Yine de, İrandaki baskıcı yaşam tarzını bire bin katarak anlatan 1991 yapımı bu propaganda filmini, -ne yazık ki- ikinci planda kalan “insani” yönlerine odaklanarak annenizle birlikte izleyebilirsiniz bu anlamlı ve güzel pazar gününde.

Kategoriler
Filmkeyfi

Çağan Irmak, Plaklarıyla Babylon’da

7.sanatı büyülü kılan en önemli unsurlardan biri müziktir ve filmlerinde bu bilinci oldukça iyi kullanan yönetmenlerden biridir, Çağan Irmak. Şu sıralar Ulak filminin çekimlerini sürdüren Irmak, kişisel müzik koleksiyonundan kendi seçeceği parçaları Babylon’a gelecek misafirlere sunacak. Yarın akşam (8 Mayıs Salı) 9:30’da başlayacak organizasyondan elde edeceği tüm geliri de Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışlayacak. Biletler Babylon gişesinde 20 YTL (öğrenci 12 YTL), Biletix’te 22,5 YTL.

Detaylar: Babylon – Online bilet satış: Biletix

Kategoriler
Filmkeyfi

9. Uluslararası Eskişehir Film Festivali

9.Uluslararası Eskişehir Film Festivali dün Müjde Ar ve Kadir İnanır’ın onur konuğu olarak katıldıkları açılış töreni ile start aldı. Dünya Sinemasının Genç Yıldızları, Sinema Tarihinin Unutulmazları, Dünya Festivallerinden, Bir Ülke ve Sineması (ki bu sene bir ülke olarak Hindistan yer almakta), Türk Sineması, Canlandırma Sineması, Kısa Filmler, Belgeseller, Gece Yarısı Sinemasi, Özel Gösterim, Söyleşiler ve Sinema Dersleri bölümlerinden oluşan Festival 15 Mayıs’a kadar devam edecek. Detaylı bilgi için Basın Bülteni’ni haberin devamına ekledik. Ayrıca Festival için oldukça şirin bir websitesi hazırlamışlar.

Kategoriler
Filmkeyfi

Spider-Man 3

Radyoaktif bir örümcek tarafından ısırıldıktan sonra şehirde oraya buraya ağ atarak gezinmeye başlayan süper kahramanımız Örümcek Adam, serinin 3. filmiyle yine karşımızda. Kostümün altındaki kişilik, öğrenci ve fotoğrafçı Peter Parker, işleri yoluna koymuş, neşesi yerinde olarak devam etmektedir hayatına. Nasıl keyifli olmasın ki; halkın hayranlığını kazanmış, herkes “Spidey” diye ölüp bitiyor, üstelik sevdiği kız Mary Jane’ e de (Kirsten Dunst) evlilik teklifi yapma aşamasına gelmiş. Ama her şey tozpembe değil tabi hayatta, hele ki bir süper kahraman için hiç değil! Venom gibi, Sandman gibi kendisine diş bileyen hasımlarının yanısıra, bu filmde daha büyük bir düşmanla karşı karşıya kalıyor kahramanımız: Kendisiyle!