Kategoriler
Filmkeyfi

Bana şans dile..

Mustafa Hakkında Herşey, Babam ve Oğlum gibi son dönemde Türk seyircisinin beğenisini kazanan başarılı filmlere imza atan Çağan Irmak, ilk uzun metrajlı filmiyle sonbaharda vizyona girmeye hazırlanıyor. Nasıl olur demeyin, 2001 yılında senaryosunu yazıp yönettiği filmi BANA ŞANS DİLE, yapımcı ile ilgili bir sorundan dolayı ancak bu sene vizyona giriyor. Film genel olarak okul içi şiddeti konu alıyor. İçe kapanık, iletişimsiz lise öğrencisi Bahadır, bir sabah dünyayı değiştirmek arzusuyla okula belinde silahla gider. Arkadaşlarını rehin alarak onlardan hayatları boyunca onları en çok yaralayan anılarını anlatmalarını ister. Böylece öğrencilerin hayat öyküleri üzerinden gelişen film, komiserin, öğretmenlerin ve muhabirlerin de katılmasıyla karmaşık bir hal alır.

Yaşatmak istediği gerilimi yaşatabilir mi bilinmez ama katıldığı festivallerden ödülle dönen film, 5 Ekim’de sinemalarda gösterime giriyor. Filmin bir ilginç yanı, İsmail Hacıoğlu ve Melisa Sözen’i 16 yaşındaki halleriyle izleyebilecek oluşumuz.

Kategoriler
Filmkeyfi

Beynelmilel bi’şey

1982 yılı, Adıyaman..Bir grup gevende (sokak çalgıcısı) askeri orkestra haline gelirse neler olur? Devrin sıkıyönetim şartları altında kısıtlı imkanlarla kurulan -ya da kurdurulan- “orkestra”, milli güvenlik konseyini karşılamak gibi önemli bir görevde bulunmak durumundadır. Çalgıcılar yeteneklidir, uzun havadan Chopin’in cenaze marşına, Lorke’den Tango müziğine kadar geniş bir repertuara sahiptirler, üstelik “sakıncalı” listedeki şarkıları çalmaktan da şiddetle kaçınmaktadırlar.Fakat repertuarlarındaki Enternasyonel Marşı, (L’internationale) sandıkları gibi sadece “beynelmilel birşey” değildir ne yazık..Gülendam ise (Özgü Namal) orkestranın “şef”i Abuzer’in (Cezmi Baskın) kızıdır ve tek istediği şey sevdiği adama yakın olmaya çalışmaktır, ancak sevdiği adam Siyasal Bilgiler öğrencisidir ve çevresindekilerden biraz “farklı” düşünmektedir. Tüm bunlar biraraya geldiğinde ortaya yasaklı, çalgılı, müzikli “trajikomik” bir hikaye çıkacaktır.

Özgü Namal’ın yine “saf köylü kızı” rolüyle (bkz. Mutluluk) başarılı bir performans sergilediği ve 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali‘nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne uzandığı Beynelmilel, kaliteli senaryosu ve oyunculuğu-Ece Temelkuran da kısa bir replikle rol almış-, ayrıntılara gizlenmiş ince mesajları -eski halkevindeki Guernica gibi!- ve akıcı sayılabilen anlatımıyla farklı bir dönem filmi olarak karşımıza çıkıyor.

Kategoriler
Filmkeyfi

Sanat ve Eğlencenin En Büyük Sokak Şöleni

02 – 17 Haziran tarihleri arasında, tam 16 gün boyunca karnaval havası esecek Beyoğlu Fransız Sokağında. Daha önceki yıllarda da çeşitli festivallerle adını duyuran Türkiye’nin ilk temalı sokak projesi Fransız Sokağı, bu yaz da, başta kısa film yarışması ve gösterimleri olmak üzere birçok etkinliğe evsahipliği yapacak. 2-17 Haziran arası hergün, gündüz kapalı salonda, akşam açık alanda yarışmaya katılan tüm filmler gösterilecek. Ödül töreni ve kokteyl ise 17 Haziran Pazar akşamı..Ayrıca Ediz Hun’dan Osman Sınav’a, Pelin Batu’dan Halit Akçatepe’ye birçok ünlü ismin katılımıyla sinema üzerine söyleşiler de yapılacak.

Bu sene KISA FİLMLER SOKAK ŞÖLENİ ismiyle düzenlenecek festivalin gece ve gündüze yayılan etkinliklerinde resim sergileri, ressamların canlı performansları, sokak defileleri, el sanatları atölyeleri, dans gösterileri ve konserler de mevcut. Fransız Sokağı, tüm canlılığı ve coşkusuyla ziyaretçilerini bekliyor. Ayrıntılar için:

Kısa Filmler Sokak Şöleni ’07

Kategoriler
Filmkeyfi

9. Uluslararası Eskişehir Film Festivali

9.Uluslararası Eskişehir Film Festivali dün Müjde Ar ve Kadir İnanır’ın onur konuğu olarak katıldıkları açılış töreni ile start aldı. Dünya Sinemasının Genç Yıldızları, Sinema Tarihinin Unutulmazları, Dünya Festivallerinden, Bir Ülke ve Sineması (ki bu sene bir ülke olarak Hindistan yer almakta), Türk Sineması, Canlandırma Sineması, Kısa Filmler, Belgeseller, Gece Yarısı Sinemasi, Özel Gösterim, Söyleşiler ve Sinema Dersleri bölümlerinden oluşan Festival 15 Mayıs’a kadar devam edecek. Detaylı bilgi için Basın Bülteni’ni haberin devamına ekledik. Ayrıca Festival için oldukça şirin bir websitesi hazırlamışlar.

Kategoriler
Filmkeyfi

Eve Dönüş

Geçtiğimiz ay, İstanbul Film Festivali’nde yeniden seyirciyle buluşan EVE DÖNÜŞ filminin gösteriminden önce sahneye çıkarak, -mealen- bu filmi “darbe sevdalıları”nın daha bir dikkatle izlemesi gerektiğini dile getiren Ömer Uğur, senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filminde bildik bir döneme, biraz farklı bir açıdan kamera tutuyor.

Mustafa, karısı Esma ile kendi hallerinde birer işçidirler. 12 Eylül döneminin tüm karışıklığından uzak ve habersiz, tek dertleri yeni aldıkları TV’nin taksitlerini ödemek olan bu ailenin hayatı, asılsız bir ihbarla tamamen değişecektir. Askeri müdahalenin sadece “işin içindekiler”i değil, toplumun her kesimini derinden etkilediğini anlatmaya çalışn film, ne yazık ki ele aldığı konuyu etkileyici bir biçimde aktaramamanın sıkıntısını yaşıyor. Çarpıcı konusuna rağmen, filmin monoton akışına başrol oyuncularının hayalkırıklığı yaratan oyunculukları da eklenince, seyirciye yaşatmak istediği dramı tam olarak yansıtamıyor EVE DÖNÜŞ. Yönetmen de bunun farkında olacak ki, filmin sonuna etkiyi artırmak amaçlı istatistikler ve “mesaj” lar ekleme gereği duymuş. Filmdeki diyaloglar da bu “ağır” filmin havasına hiç gitmemiş açıkçası.

Filmdeki usta oyuncular ve komiser rolüyle Altın Portakal’da En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülünü kazanan Civan Canova başarılı performans sergilerken, aynı şeyi M.Ali Alabora ve -Esma rolüyle En İyi Kadın Oyuncu seçilmiş olsa da- Sibel Kekilli için söylemek hayli zor.

Neticede, başarılı bir senaryoyu başarısız bir şekilde anlatan EVE DÖNÜŞ, sinemamızdaki 12 Eylül filmleri arasında yerini alıyor.

Filmde yaşananları günümüzle kıyasladığımızda görüyoruz ki; aradan geçen 27 yılda ülkemiz öylesine yol katetmiş ve gelişmiş ki, asker, “demokrasi ayarı”nı artık internet üzerinden yapabilir olmuş. (!)

Kategoriler
Filmkeyfi

Festivalin Ödülleri Sahiplerini Buldu

Sinema Onur Ödülü : Gus Van Sant

Uluslararası Yarışma
Altın Lale Ödülü : Tekrar (Joachim Trier)
Jüri Özel Ödülü : Delicesine (Tom DiCillo)

Ulusal Yarışma
En İyi Filmi: İklimler (Nuri Bilge Ceyhan)
En İyi Yönetmen : Zeki Demirkubuz (Kader)
En İyi Erkek Oyuncu : Erkan Can (Takva), Ufuk Bayraktar (Kader)
En İyi Kadın Oyuncu : Özgü Namal (Beynelmilel)
Jüri Özel Ödülü : Beynelmilel

Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği FIPRESCI Ödülleri
Ağlama Sanatı (Peter Schonau Fog)
Kader (Zeki Demirkubuz)

Avrupa Konseyi Sinema Ödülü (FACE)
Bamako (Abderrahmane Sissako)

Radikal Gazetesi Halk Ödülleri
Yarım Ay (Bahman Ghobadi)
İklimler (Nuri Bilge Ceyhan)

ve bana göre en ilginç ödül de:
Ömür Boyu Bilet Ödülü
Vahit Tansoy (1986’dan beri her yıl Antalya’dan gelerek Festival’i takip eden, şimdiye kadar Festival’de en fazla film izleme rekorunu elinde bulunduran, iki haftada 70’in üzerinde film seyreden bir izleyici)

Kategoriler
Filmkeyfi

26.Uluslararası İstanbul Film Festivali başlıyor!

Sinemaseverler için yılın en keyifli zamanı geldi çattı! 🙂 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 30 Mart gecesi ünlü yönetmen Ferzan Özpetek’in son filmi “Saturno Contro – Bir Ömür Yetmez” ile açılıyor… 15 Nisan’a kadar sürecek başarılı organizasyonda, yine her sinemasevere hitap edecek dünyanın dört bir yanından birçok film sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. Şimdi kısaca kuşaklara göz atalım:

ULUSLARARASI YARIŞMA

Uluslarası Yarışma jürisinin başkanlığını bu yıl ünlü yönetmen Micheal Radford yapacak. Ayrıca bu bölümde iki Türk filmi de yarışacak: Derviş Zaim’in son filmi “Cenneti Beklerken” ve Sırrı Süreyya Önder & Muharrem Gülmez’in yönetmenliğini yaptığı “Beynelmilel“. Sienna Miller’lı “Factory Girl – Edie“, Güney Kore’ye bu yıl yabancı film dalında Oscar adaylığı getiren “The King and The Clown – Kral ve Soytarı“, İranlı ünlü yönetmen Bahman Ghobadi’den bir yol filmi “Niwe Mung – Yarım Ay“, Tony ödüllü yazar Nicholas Hytner Broadway’de olay yaratan oyununu beyazperdeye taşıdığı “The History Boys – Tarih Öğrencileri“, Steve Buscemi’li “Delirious – Delicesine“, Danimarka’dan bir kara komedi örneği “Kunsten At Graede I Kor – Ağlama Sanatı” merakla beklediğim diğer yarışma filmleri…

Ayrıca yarışma dışı başlığı altında 5 film daha gösterilecek: Gerard Depardieu’lü “Quand J’étais Chanteur – Şantör“, efsanevi aktör Peter O’Toole’a bu yıl Oscar adaylığı getiren “Venus – Venüs“, Kenneth Branagh’ın Mozart’ın ünlü operasını beyazperdeye uyarladığı “The Magic Flute – Sihirli Flüt“, ünlü Fransız oyun yazarı Moliere’in gençlik yıllarının anlatıldığı ve festivalin gediklisi başarılı genç oyuncu Romain Duris’in başrolünü üstlendiği “Moliere” ve ünlü yönetmen Agnieszka Holland’ın bol yıldızlı son filmi “Copying BeethovenBeethoven’ı Anlamak“.

AKBANK GALALARI

Festival süresince hafta içi her akşam 21.30’da ilk gösterimleri yapılacak bu iddialı yapımlardan bazıları şöyle:

“Pi” ile tanınan ünlü yönetmen Darren Aranofsky’nin 6 yıl aradan sonra çektiği son filmiThe Fountain – Kaynak“, Oscar ödüllü yönetmen Sofia Coppola’dan “Marie Antoinette“, bu yılın en iyi film Oscar’ına aday olan sevimli yol filmi “Little Miss SunshineKüçük Günışığım“, “En İyi Yabancı Film” Oscar’ını kazanan “Pan’s Labyrinth – Labirent“, Hollanda’nın 2007 Oscar aday adayı “Zwartboek – Kara Kitap“, bol yıldızlı “Hollywoodland” ve İtalya’nın Oscar adayı “Nuevo Mundo – Yeni Dünya” kaçırılmaması gereken filmlerinden! 🙂

“Ustalara Saygı”, “Dünya Festivallerinden”, “Mayınlı Bölge”, “NTV Belgesel Kuşağı”, “Sinemada İnsan Hakları”, “Geceyarısı Çılgınlığı”, “Yıllara Meydan Okuyanlar”, “Canlandırma Sineması – Babadan Oğula: Miyazaki”; festivalin diğer kuşaklarından yalnızca birkaçı…

İyisi mi siz hemen bir festival kitapçığı alın ve seçmeye şimdiden başlayın! 🙂